Varis Tanısı Nasıl Konur? Varis Muayenesi ve Doppler Ultrasonografi

Varis tanısı yalnızca bacakta görülen damarların gözle değerlendirilmesiyle konulan bir tanı değildir. Varis hastalığının doğru şekilde değerlendirilmesi için hastanın şikâyetleri dinlenir, bacaklar fizik muayene ile incelenir ve gerekli hastalarda doppler ultrasonografi ile toplardamar sistemi ayrıntılı olarak değerlendirilir.

Varis muayenesi, diğer hastalıklara göre farklı olup sedyede ayakta yapılmaktaadır. Temsili hasta ile varis maueyenesi gösterilmektedir.

Özellikle tedavi planlanan hastalarda amaç yalnızca “varis var mı?” sorusuna cevap vermek değildir. Asıl önemli olan, varise neden olan venöz yetmezliğin hangi damarda bulunduğunu, kanın geriye kaçıp kaçmadığını (reflü), yüzeysel veya derin toplardamar sisteminin etkilenip etkilenmediğini ve tedavi edilmesi gereken damarların hangileri olduğunu belirlemektir.

Günümüzde alt ekstremite kronik toplar damar hastalıklarının değerlendirilmesinde doppler ultrasonografi temel görüntüleme yöntemidir.

Bu nedenle varis tanısında iyi bir değerlendirme üç temel aşamada düşünülebilir:

Şikâyetlerin değerlendirilmesi → fizik muayene → renkli Doppler ultrasonografi.

Ancak her hastada bu üç aşamanın ağırlığı aynı değildir. Küçük kılcal damarları bulunan ve hiçbir şikâyeti olmayan bir kişi ile ciltte renk değişikliği, bacakta şişlik ve belirgin varisleri bulunan kişinin değerlendirilmesi aynı şekilde yapılmaz.

Varis Tanısı Nasıl Konur?

Teşhis, hastanın öyküsü ve fizik muayene ile başlayan, gerektiğinde doppler ultrasonografi ile tamamlanan bir değerlendirme sürecidir.

Varisin yalnızca görünüşüne bakmak çoğu zaman yeterli değildir. Çünkü cilt üzerinde görülen damar, bazen daha derinde bulunan bir toplardamarın yetersizliğinin yalnızca görünen sonucudur.

Örneğin bacağın iç tarafında belirginleşmiş kıvrımlı damarlar görülebilir. Ancak bu damarların neden ortaya çıktığını anlamak için büyük safen ven, küçük safen ven, perforan venler ve derin ven sistemi ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmelidir.

Bu nedenle güncel varis değerlendirmesinde temel soru: Varis nerede? değil, Varise yol açan venöz yetmezlik nerede ve nasıl oluşuyor? sorusudur.

Varis İçin Hangi Doktora Gidilir?

Varis şikâyeti olan hastaların değerlendirilmesi için uygun uzmanlık dalı Kalp ve Damar Cerrahisidir.

Varis yalnızca estetik bir problem değildir. Bazı hastalarda altta yatan venöz yetmezlik, toplardamar kapaklarının yetersizliği, derin ven hastalığı veya geçirilmiş damar hastalıkları söz konusu olabilir.

Kalp ve damar cerrahisi uzmanları, venöz hastalıkların değerlendirilmesi ve tedavi planlamasında önemli rol üstlenir. Hastanın ihtiyacına ve uygulanacak işleme göre bu alanda deneyimli diğer hekimlik uzmanlıkları da değerlendirme ve tedavi sürecinde görev alabilir. Önemli olan, uygun klinik değerlendirme ve gerektiğinde venöz ultrasonografiyle doğru tanının konulmasıdır.

Hangi Şikâyetlerde Varis Muayenesi Gerekir?

Bacakta belirgin varislerin yanı sıra aşağıdaki şikâyetlerden biri varsa değerlendirme yapılması uygun olabilir:

Tekrarlayan bacak ağrısı veya ağırlık hissi

Akşama doğru artan bacak şişliği

Varislerin giderek belirginleşmesi

Gece krampları

Varis üzerinde ağrı veya sertleşme

Kaşıntı ve yanma

Ciltte kahverengi renk değişikliği

Egzama benzeri cilt değişiklikleri

Varis üzerinde kanama

Ayak bileği çevresinde iyileşmeyen yara

Daha önce varis tedavisi yapılmış olmasına rağmen yeni varislerin ortaya çıkması

Bacaklarda ağrı, ağırlık hissi, akşam artan şişlik, kaşıntı, ciltte renk değişikliği veya belirginleşen damarlar muayene gerektirebilir. Bu belirtiler yalnızca varise özgü değildir; ayrıntılı bilgi için aşağıdaki belirtiler rehberine bakabilirsiniz.

İlgili ayrıntılı rehber: Varis Belirtileri

Acil Değerlendirme Gerektiren Belirtiler

Bir bacakta aniden başlayan şişlik, ağrı, hassasiyet veya ısı artışı derin ven trombozu (DVT) dahil acil değerlendirme gerektiren durumların belirtisi olabilir. Bu bulgular varsa gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı veya bayılma eşlik ediyorsa acil yardım istenmelidir. DVT yalnızca fizik muayeneyle güvenilir biçimde doğrulanamaz veya dışlanamaz; klinik olasılık değerlendirmesi ve uygun testler gerekir.

Varis Muayenesine Nasıl Hazırlanılır?

Varis muayenesi için genellikle özel bir hazırlık gerekmez. Ancak doktorun hastanın önceki tıbbi geçmişini bilmesi değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Önceki Doppler ve Tetkiklerin Getirilmesi

Daha önce Doppler ultrasonografi yapıldıysa raporun ve mümkünse görüntülerin getirilmesi yararlı olabilir. Özellikle daha önce tedavi görmüş hastalarda eski ve yeni Doppler sonuçlarının karşılaştırılması önemli bilgiler sağlayabilir.

Daha Önce Uygulanan Tedavilerin Paylaşılması

Daha önce yapılan varis ameliyatı, lazer, radyofrekans, köpük veya diğer damar tedavileri mutlaka belirtilmelidir. Çünkü daha önce uygulanan işlem, günümüzde görülen damar anatomisini ve Doppler bulgularını etkileyebilir.

Varis Çorabı Kullanımı

Varis çorabı kullanan hastaların bunu doktora bildirmesi gerekir. Çorabın ne zaman ve ne kadar süre kullanıldığı da klinik değerlendirmede dikkate alınabilir. Özellikle Doppler incelemesinin nasıl planlanacağı konusunda doktorun önerisi izlenmelidir.

Varis Muayenesi Nasıl Yapılır?

Varis muayenesi, hastanın şikâyetlerinin dinlenmesi ve bacakların ayrıntılı fizik muayenesiyle başlar. Muayene sırasında mümkün olduğunca hastalığın dağılımı ve ciddiyeti belirlenmeye çalışılır.

Muayene dört temel aşamada ele alınabilir: (1) hastanın şikâyetlerinin ve tıbbi öyküsünün dinlenmesi, (2) bacakların özellikle ayakta gözlemlenmesi ve fizik muayenesi, (3) gerekli görüldüğünde renkli Doppler ultrasonografiyle venöz sistemin incelenmesi, (4) tüm bulguların birlikte değerlendirilerek takip veya tedavi planının oluşturulması. Bu aşamaların kapsamı her hastanın ihtiyacına göre değişir.

Gerçek Bir Varis Muayenesi Nasıl Yapılır?

Aşağıdaki video, hastanın izniyle kaydedilmiş gerçek bir varis muayenesinden görüntüler içermektedir. Muayene sırasında hastanın değerlendirilmesi ve bacaklardaki görünür damarların incelenmesi gösterilmektedir. Video bilgilendirme amaçlıdır; her hastada aynı incelemeler gerekli olmayabilir.

Videodan sonra muayenenin her aşamasını aşağıda ayrıntılı olarak okuyabilirsiniz.

Hastanın Şikâyetleri ve Tıbbi Öyküsü

Doktor öncelikle hastanın mevcut şikâyetlerini değerlendirir.

Özellikle şu sorular önemlidir:

Kadın hastalarda gebeliklerin ve gebelik sırasında ortaya çıkan varislerin de sorgulanması yararlı olabilir.

Bacakların Ayakta Fizik Muayenesi

Varis muayenesinde hastanın ayakta değerlendirilmesi önemlidir.

Ayakta durmak, toplardamar sistemine hidrostatik basıncı artırır ve yüzeysel venlerin dolmasını sağlar.

Bu nedenle bazı damarlar yatar pozisyonda silik görünürken ayakta çok daha belirgin olabilir.

Muayene sırasında doktor bacakların ön, arka ve yan yüzlerini değerlendirir.

Bacakta görülen damarların şekli ve dağılımı değerlendirilir. Kılcal damarlar ile daha büyük retiküler damarlar ve gerçek varisler birbirinden ayrılmalıdır. Kılcal damarlar çoğunlukla küçük ve yüzeysel damar değişiklikleridir. Daha büyük, kıvrımlı ve cilt altında belirginleşen damarlar ise varis olarak değerlendirilir. Ancak görünür damarın büyüklüğü ile altta yatan venöz yetmezliğin derecesi her zaman aynı değildir.

Bacakta şişlik, kronik venöz hastalığın önemli bulgularından biri olabilir.

Özellikle ayak bileği çevresinde gün sonunda ortaya çıkan veya artan şişlik dikkatle değerlendirilmelidir.

Venöz ülseri gibi bulguların bulunması hastalığın daha ileri aşamalarını düşündürebilir.

Varis muayenesinde iki bacağın birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bir bacakta belirgin varis bulunurken diğer bacakta daha az görünür damar olması, diğer bacakta hiçbir venöz problem olmadığı anlamına gelmez.

Doppler incelemesinde de mümkün olduğunca her iki bacak karşılaştırmalı olarak değerlendirilmelidir.

Cilt Değişiklikleri ve Önceki Tedaviler

Daha önce varis tedavisi geçirmiş hastalarda mevcut durum ilk kez varis görülen hastadan farklıdır.

Daha önce:

Cerrahi varis ameliyatı

Lazer

Radyofrekans

Köpük tedavisi

Diğer ablasyon yöntemleri uygulanmış olabilir.

Tedavi sonrasında yeni damarların ortaya çıkması, daha önce kapatılmış bir damarın yeniden açılması veya farklı bir toplardamarda reflü gelişmesi mümkündür.

Bu nedenle tekrarlayan varislerde ayrıntılı Doppler incelemesi özellikle önemlidir. Tekrarlayan varislerde, yeniden kanlanma, daha önce tedavi edilen safen damarında açıklık veya başka venlerde reflü gibi nedenlerin araştırılması önerilmektedir.

Renkli Doppler Ultrasonografi Nedir ve Nasıl Yapılır?

Doppler ultrasonografi, ultrason teknolojisini kullanarak damarların yapısını ve içindeki kan akımını değerlendiren incelemedir.

Radyasyon içermez.

Varis değerlendirmesinde kullanılan ultrasonografi, klasik ultrason görüntüsüne doppler kan akımı bilgisini ekler. Bu sayede doktor aynı inceleme sırasında hem damarın anatomisini hem de kanın damar içerisindeki hareketini değerlendirebilir.

Duplex Doppler ultrasonografi, damarların anatomisini ve kan akımının yönünü değerlendirmeyi sağlayan, iyonlaştırıcı radyasyon içermeyen bir incelemedir. Varis değerlendirmesinde yüzeysel ve derin toplardamar sistemleri birlikte ele alınır.

Varis Doppleri Nasıl Yapılır?

Varis Doppler ultrasonografisinin doğru yapılması, yalnızca cihazın kalitesine değil, incelemeyi yapan kişinin venöz anatomi ve hemodinamik konusunda deneyimine de bağlıdır.

Venöz reflünün değerlendirilmesinde hastanın pozisyonu önemlidir. Hasta ayaktayken yerçekimi nedeniyle toplardamarların hidrostatik basıncı artar. Bu durum kapakçıkların fonksiyonunu değerlendirmeyi kolaylaştırabilir.

ESVS (European Society of Vascular Surgery) , reflü değerlendirmesinde duplex incelemenin tercihen ayakta, incelenen bacak dizden hafif bükülü pozisyonda yapılmasını; reflünün uygun provokasyon manevralarıyla ortaya çıkarılmasını önermektedir.

Bu nedenle varis Doppler incelemesi yalnızca hasta yatar pozisyonda iken yapılan basit bir ultrason incelemesi şeklinde düşünülmemelidir.

Doppler Ultrasonografi Neleri Gösterir?

Doppler ultrasonografi ile:

Damarın açık veya tıkalı olup olmadığı

Damarın çapı

Damar duvarının özellikleri

Kan akımının yönü

Kan akımının hızı

Kanın geri kaçması

Kapakçıkların fonksiyonu

Yüzeysel ve derin venlerin durumu

Perforan venlerin durumu değerlendirilebilir.

Bu nedenle Doppler, varis hastalığında yalnızca “damar görüntüleme” testi değildir; aynı zamanda damardaki dolaşımın nasıl çalıştığını gösteren fonksiyonel bir incelemedir.

Toplardamarlar yüzeysel ve derin sistemler halinde incelenir. Derin toplardamarlar kasların arasında yer alır. Yüzeysel toplardamarlar ise cilt altındaki dokularda bulunur.

Bunlar arasında bağlantı sağlayan perforan venler vardır.

Varis hastalığının doğru anlaşılması için bu sistemlerin birbirinden bağımsız değil, birbirleriyle ilişkili bir damar ağı olarak değerlendirilmesi gerekir.

Doppler incelemesinde öncelikle derin ven sisteminin açıklığı ve akımı değerlendirilir. Ardından yüzeysel venler incelenir.

Derin venlerde geçirilmiş tromboza bağlı değişiklikler veya tıkanıklık varsa tedavi planı bundan etkilenebilir.

Bu nedenle “varis var” demek yerine, varisin hangi venöz sistemle ilişkili olduğunu belirlemek gerekir.

Büyük safen ven ve küçük safen ven varis hastalığının değerlendirilmesinde özellikle önemlidir. Büyük safen ven bacağın iç tarafında uzanırken küçük safen ven bacağın arka bölümünde ilerler.

Ancak toplar damarların anatomisi kişiden kişiye değişebilir. Doppler incelemesi sırasında safen venlerin seyri, çapı ve reflü olup olmadığı değerlendirilir.

Perforan venler yüzeysel ven sistemi ile derin ven sistemi arasında bağlantı oluşturur. Bazı hastalarda bu damarların kapakçıklarında yetersizlik bulunabilir.

Özellikle ileri kronik venöz hastalık, cilt değişiklikleri veya venöz ülser bulunan hastalarda perforan venlerin değerlendirilmesi önem kazanabilir.

Venöz Reflü Nedir ve Doppler’de Nasıl Anlaşılır?

Toplardamar içerisindeki kanın normal dolaşım yönünün tersine doğru geri kaçmasıdır. Sağlıklı toplardamar sisteminde kapakçıklar kanın yukarı, kalbe doğru ilerlemesine yardımcı olur. Kapakçıklar yeterince çalışmadığında kan yerçekiminin etkisiyle aşağı doğru geri kaçabilir.Bu durum toplardamar içindeki basıncın artmasına ve zaman içerisinde varislerin gelişmesine katkıda bulunabilir.

Toplardamar kapakları birbirine tam olarak kapanamadığında kanın geriye doğru kaçışı kolaylaşır. Bu durum venöz kapak yetmezliği olarak adlandırılır. Doppler ultrasonografide doktor, belirli manevralarla damar içerisindeki kan akımını değiştirerek geri kaçışı araştırır. Geri kaçan kan miktarı, süresi ve bulunduğu damar değerlendirilir. Reflünün hangi damarda olduğu, ne kadar uzandığı, damarın ne kadar genişlediği ve klinik bulgularla ilişkisi önemlidir.

Venöz reflü tek bir noktada sınırlı olabilir veya damar boyunca daha geniş bir segmenti etkileyebilir. Örneğin büyük safen vende sınırlı segmental reflü ile tüm safen sistemini etkileyen reflü aynı klinik durum değildir. Aynı şekilde yüzeysel reflü ile derin ven reflüsünün birlikte bulunması tedavi planını değiştirebilir. Yakın tarihli sistematik bir derlemede daha ileri kronik venöz hastalık sınıflarıyla derin ve perforan ven reflüsü arasında anlamlı ilişkiler bildirilmiştir.

Bacakta görülen varis çoğu zaman altta bulunan venöz hemodinamik problemin sonucudur. Ancak görünen her damar aynı kaynaktan beslenmez. Bu nedenle yalnızca dışarıdan görünen damarı tedavi etmek yerine, mümkünse bu damarın hangi venöz sistemle bağlantılı olduğunu belirlemek gerekir. Bu yaklaşım tedavi başarısı ve hastalığın tekrar değerlendirilmesi açısından önemlidir.

Reflü süresinin yorumlanması, incelenen damara ve kullanılan ölçüm yöntemine göre değişir. Bu nedenle Doppler raporundaki tek bir süre ya da damar çapı, tek başına tedavi kararı anlamına gelmez; şikâyetler, fizik muayene ve venöz anatomi birlikte değerlendirilir.

Her Varis Hastasına Doppler Gerekir mi?

Her hastanın klinik durumu aynı değildir. Özellikle yalnızca küçük kılcal damarları bulunan, belirgin şikâyeti olmayan bazı kişilerde kapsamlı venöz Doppler incelemesinin gerekliliği klinik değerlendirmeye göre değişebilir. Buna karşılık belirgin varis, şikâyet, ödem, cilt değişikliği veya daha önce geçirilmiş tedavi varsa Doppler değerlendirmesinin önemi artar.

Kılcal Damarlar ve Doppler Gereksinimi

Kılcal damarlar çoğu zaman daha yüzeyel ve küçük damar değişiklikleridir. Ancak bazı hastalarda kılcal damarların altında daha büyük bir venöz reflü bulunabilir. Bu nedenle özellikle yaygın, tekrarlayan veya tedaviye rağmen kısa sürede yeniden ortaya çıkan kılcal damar şikâyetlerinde altta yatan venöz sistemin değerlendirilmesi düşünülebilir.

Burada önemli olan, her kılcal damara otomatik olarak Doppler yapılması gerektiği gibi bir kural koymamak, hastanın klinik durumuna göre karar vermektir.

Daha Önce Tedavi Görmüş Hastalarda Doppler

Daha önce varis tedavisi uygulanmış hastalarda Doppler daha da önemli hale gelebilir. Çünkü tedavi edilen damarların durumu, yeni reflü kaynakları ve varislerin tekrar ortaya çıkmasına neden olabilecek damarlar araştırılmalıdır. Tekrarlayan varislerde ultrasonografi, yeniden tedavi öncesinde anatomik ve hemodinamik durumun ortaya konulmasına yardımcı olur.

Varis Tanısında Benzer Şikâyetlere Yol Açan Hastalıklar

Bacakta ağrı, şişlik veya yorgunluk olması otomatik olarak varis anlamına gelmez. Bu nedenle doğru tanı için benzer şikâyetlere neden olabilecek diğer durumların da düşünülmesi gerekir. Başka hastalıklarda da benzer şikayetler olabildiği göz ardı edilmemelidir.

Her Bacak Ağrısı Varis midir?

Hayır. Bacak ağrısının nedeni:

Kas problemleri

Eklem hastalıkları

Bel kaynaklı sinir problemleri

Periferik arter hastalığı

Sinir sıkışmaları

Derin ven trombozu

Kronik venöz hastalık gibi birçok farklı durum olabilir.

Bu nedenle ağrının özellikleri, muayene bulguları ve gerektiğinde görüntüleme birlikte değerlendirilmelidir.

Her Bacak Şişliği Varis midir?

Hayır. Bacak şişliği venöz hastalık dışında kalp, böbrek, lenf sistemi, ilaçlar, travma veya derin ven trombozu gibi birçok farklı nedenle ortaya çıkabilir. Özellikle ani başlayan ve tek bacakta görülen şişlik daha dikkatli değerlendirilmelidir.

Kas, Eklem ve Lenf Sistemi Kaynaklı Sorunlar

Diz, kalça, ayak bileği ve kas problemleri bacaklarda ağrı ve yorgunluğa neden olabilir. Bu nedenle varis görülen bir hastada ağrının tamamının varise bağlanması doğru değildir.

Lenfödem, venöz ödemden farklı bir mekanizmaya sahiptir. Bazen iki durum aynı hastada birlikte de bulunabilir. Şişliğin dağılımı, gün içindeki değişimi ve fizik muayene bulguları ayırıcı tanıda önemlidir.

Muayene ve Doppler Sonrasında Ne Olur?

Muayene ve Doppler sonucundan sonra hastanın mevcut venöz durumu değerlendirilir. Her varisi olan hastanın hemen tedavi edilmesi gerekmez. /Tedavi kararı; hastanın şikâyetleri, klinik bulguları, Doppler sonuçları, hastalığın derecesi ve hastanın beklentileri birlikte değerlendirilerek verilmelidir.

Doppler Sonucunun Tedavi Planına Etkisi

Varis tedavisinin başarılı olması için yalnızca görünen varislerin belirlenmesi yeterli değildir. Öncelikle bu varislerin hangi damar sisteminden kaynaklandığının anlaşılması gerekir.

Doppler, tedavi edilmesi gereken ana venöz kaynağın belirlenmesine yardımcı olur. Örneğin büyük safen vende belirgin reflü bulunan bir hastanın bacağındaki yan dalların tedavisi, ana venöz problem dikkate alınmadan planlanırsa eksik bir yaklaşım ortaya çıkabilir.

Varis tedavisinde cerrahi yöntemler, damar içinden varis veya radyofrekans termal ablasyon, köpük tedavisi veya diğer yöntemler kullanılabilir. Hangi yöntemin uygun olduğu hastanın anatomisine, reflünün bulunduğu damara, damar çapına, klinik durumuna ve hastanın özelliklerine göre belirlenir. Bu nedenle Doppler sonucu tedavi kararının önemli parçalarından biridir.

İki hastanın bacağında aynı büyüklükte varisler bulunabilir ancak Doppler sonuçları tamamen farklı olabilir. Birinde yalnızca sınırlı yüzeysel ven reflüsü bulunurken diğerinde safen ven, perforan ven ve derin ven sisteminin birlikte etkilenmesi söz konusu olabilir. Dolayısıyla tedavi planı yalnızca dış görünüşe göre değil, klinik muayene ve venöz Doppler bulgularına göre kişiselleştirilmelidir.

Her hastada girişimsel tedavi gerekli değildir. Tedavi veya takip kararı hastanın yakınmaları, muayene bulguları, Doppler değerlendirmesi ve tercihleri birlikte dikkate alınarak verilir.

İlgili ayrıntılı rehber: Varis Tedavisi

Takip ve Tedavi Kararı

Doppler sonucuna göre uygun tedavi seçenekleri değerlendirilir. Tedavi planı, hastanın anatomik özelliklerine ve venöz reflünün özelliklerine göre belirlenir. Tüm bilgiler ışığında belirlenen yöntem konusunda hasta aydınlatılır.

Bazı hastalarda düzenli takip yeterli olabilir. Tedavi kararı verilen hastalarda ise hangi damarın, hangi yöntemle ve hangi sırayla tedavi edileceği planlanır. Burada Doppler ile oluşturulan venöz haritalama, tedavi planının önemli bir parçasıdır.

Varis Tanısı ve Muayenesi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Varis sadece muayene ile anlaşılır mı?

Bazı belirgin varisler fizik muayene ile kolayca görülebilir. Ancak muayene, varise neden olan venöz reflünün hangi damarda bulunduğunu her zaman gösteremez. Özellikle tedavi planlanacak hastalarda renkli Doppler ultrasonografi ile yüzeyel, derin ve perforan venlerin değerlendirilmesi gerekir.

Varis Doppleri ne kadar sürer?

İncelemenin süresi hastanın damar yapısına, varisin yaygınlığına ve yapılan değerlendirmenin kapsamına göre değişir. Basit bir inceleme daha kısa sürebilirken ayrıntılı venöz haritalama gereken hastalarda işlem daha uzun sürebilir. Burada önemli olan incelemenin yalnızca hızlı yapılması değil, gerekli damarların sistematik şekilde değerlendirilmesidir.

Doppler ultrason için aç olmak gerekir mi?

Bacak varisleri için yapılan standart renkli Doppler ultrasonografide genellikle açlık gerekmez. Ancak karın veya pelvis toplardamarlarının da özel olarak değerlendirileceği bazı durumlarda farklı hazırlık önerileri olabilir. Bu nedenle incelemeyi yapacak merkezin önerisi dikkate alınmalıdır.

Doppler ultrason radyasyon içerir mi?

Hayır. Ultrasonografi iyonlaştırıcı radyasyon kullanmaz. Ses dalgaları kullanılarak görüntüleme yapılır.

Varis muayenesi ağrılı mıdır?

Hayır ağrılı bir uygulama yoktur. Fizik muayene ve Doppler ultrasonografi çoğunlukla ağrısız işlemlerdir. Doppler sırasında damarların değerlendirilmesi için hafif bası veya bazı provokasyon manevraları uygulanabilir.

Kılcal damarlar için Doppler gerekir mi?

Her kılcal damar problemi için Doppler yapılması zorunlu değildir. Ancak kılcal damarların yaygın olması, tekrarlaması, belirgin venöz şikâyetlerin eşlik etmesi veya daha önce yapılan tedavilere rağmen yeniden ortaya çıkması durumunda altta yatan venöz sistemin değerlendirilmesi düşünülebilir.

Doppler sonucu tedavi yöntemini değiştirir mi?

Doppler, reflünün hangi damarda olduğunu, ne kadar yayıldığını ve yüzeysel veya derin sistemle ilişkisini gösterebilir. Bu bilgiler tedavi yönteminin ve tedavi edilecek damarların belirlenmesinde önemli rol oynar. Bu nedenle aynı görünen iki varisin tedavisi Doppler sonuçlarına göre tamamen farklı olabilir.

Varis tedavisinden sonra tekrar Doppler yapılır mı?

Bazı hastalarda tedavi sonrasında Doppler kontrolü yapılabilir. Özellikle endovenöz tedavi uygulanmış hastalarda tedavi edilen damarın durumunu, açıklığını veya beklenmeyen bulguları değerlendirmek amacıyla ultrasonografi kullanılabilir. Tekrarlayan varislerde ise yeni varislerin kaynağını belirlemek için yeniden ayrıntılı Doppler incelemesi gerekebilir.

Bilimsel Kaynaklar

1. European Society for Vascular Surgery (ESVS). 2022 Clinical Practice Guidelines on the Management of Chronic Venous Disease of the Lower Limbs. https://doi.org/10.1016/j.ejvs.2021.12.024

2. Society for Vascular Surgery / American Venous Forum / American Vein and Lymphatic Society. Clinical Practice Guidelines for the Management of Varicose Veins of the Lower Extremities, Part I.

3. CEAP Classification System and Reporting Standards, 2020 update.