Anasayfa / Genel / Varis Hastalığının Tedavi Yöntemleri

Varis Hastalığının Tedavi Yöntemleri

Varis hastasını tedavi ederken iki konu önemlidir.

1- Venöz yetmezlik (kapakçıkta kaçak) var mı? Eğer varsa bunu da muhakkak tedavi etmek gerekir. Kapakçık kaçağı yoksa, sadece görünür varisler varsa bunların tedavisi yeterlidir.

2- Tedavinin bu konunun (fleboloji) Uzmanı olan Kalp damar cerrahınca yapılması gereklidir. Çünkü çoğu zaman hangi hastayı tedavi ettiğinizden daha önemlisi hangi hastayı tedavi etmemek gereğidir. Bu ayırım da ancak tecrübeli kalp damar cerrrahi uzmanı muayenesi ve hastanın ileri değerlendirmesi ile yapabilir. Ayrıca onlarca tedavi içinden hangi hastaya hangi tedavi türünün uygulanacağı da yine uzman tarafından değerlendirilir.

Varis hastalığı yıllarca sadece cerrahi yöntemlerle varisli damarların, büyük kesilerle stripping (sıyırma) dediğimiz teknikle yerinden çıkarılması ile tedavi edilmeye çalışıldı. Bu; hastanın hastanede kalış süresini arttırmakta, işe dönüşünü geciktirmekte ve ayrıca hoş olmayan izlerle estetiğini bozmakta idi.

Varis hastalığı belki de küçümsenmekte ve bu hastalığın tedavisi konusunda gereken özen gösterilmemekteydi. Zamanla varis hastalığının insanın yaşam tarzını nasıl bozduğu, iyi tedavi edilmediğinde ne tür sıkıntılara yol açtığı görüldüğünde yeni tedavi teknikleri geliştirme konusunda motivasyonlar arttı.

Zaman içinde, hastanın hastanede kalmasını bile gerektirmeyecek, muayenehane koşullarında uygulanabilecek, anestezi gerektirmeyen yeni yöntemler gelişti ve uygulamaya konuldu, çok olumlu sonuçları görüldü.

Varis hastalığının tedavisindeki temel ilke varisli, hastalıklı ve işlevini yitirmiş, artık vücuda yarardan çok zarar veren bu damarların iptal edilmesidir. Bu ya cerrahi olarak damarın dışarı çıkarılması veya Ameliyatsız yöntemlerle damarın kapatılması ile olur.Halk arasında buna damarın kurutulması deniyor ve çok doğru bir tabirdir. Çünkü akımı yavaşlamış ve giderek içinde atıl olan kan birikintisinin arttığı bu damarlar sağlıklı birer dere iken bataklık haline gelmiş su birikintileri gibidir, kurutulmaları gerekir. Aksi halde içinde pıhtılar oluşabilir, ülserlere ve ağrı, şişlik gibi sıkıntılara neden olabilir.

Damarın kurutulması için ya ilaç kullanılabilir (Skleroterapi-Köpük, yapıştırma), ya da enerji kaynakları ile yakılarak (Radyofrekans, Lazer, Buhar) kurutma yapılabilir. Hepsinin kendine göre avantaj ve dezavantajları vardır. Önemli olan hastamıza en uygun olan tedaviyi seçebilmektir.

1- SKLEROTERAPİ ; İLAÇ-KÖPÜK
Varisli damarın içerisine bu iş için üretilmiş ilaçların sıvı olarak veya köpük haline getirilerek verilmesi işlemidir. Damar dışına kaçmamasına ve istenmeyen damarlara gitmemesine dikkat etmek gerekir. o nedenle tecrübe çok önemlidir. Seanslarla uygulanan bir tedavidir. 1-4 seans ,20-30 dakikalık bir uygulama neticesinde hasta işine, sosyal hayatına geri dönebilmektedir. Bir süre uygulama yeri ve etrafında renk değişimi ve sertlik olabilir, bunlar zaman içerisinde yok olmaktadır.

Herhangi bir uyuşturma gerektirmeyen, ağrısız, kesisiz oldukça pratik bir tedavi yöntemidir.
Bu konuda tecrübe son derece artmış ve çok iyi sonuçlar elde edilmiştir ki artık en geniş varisler dahi bu yöntemle tedavi edilebilmektedir.

2- LAZER
Lazerin varis tedavilerindeki kullanımı iki şekilde olmaktadır. Birincisi venöz yetmezlikli büyük damarların içerisine lazer kateteri (tel) gönderilerek yakılması veya kılcal varislerin cilt üzerinden yakılması şeklindedir. Birinci yöntemde damarla birlikte etraf dokular da yanmasın diye damarın etrafına serum verilerek (tümesan anestezi) izole olması sağlanır. Hasta uygulama neticesinde varis çorabı giyilerek evine gönderilir. İşgücü kaybı ya da sosyal hayattan kısıtlanma olmaz. 15 gün sonra varis çorabı kulllanımı da sonlandırılır.
Cildin üzerinden kılcal varisleri lazerle yakma tedavisi de çok ağrılı olmayan kolay uygulanır bir yöntemdir.

3- RADYOFREKANS (RF)
Bu yöntem uygulanma açısından lazer tedavisine benzer. Sadece verilen enerji lazer enerjisi değil, radyo dalgaları yoluyla üretilen enerjidir. Aynı şekilde hem büyük damarlar için damar içinden, hem de kılcal damarlar için cilt üzerinden uygulanabilir. Büyük damar yakmalarında lazerde olduğu gibi damar etrafına serum verilerek dokulardan izole edilir. Hastanede yatış veya işgücünden kayıp yaratmaz. Hasta aynı gün işine dönebilir. Cilt üzerinden kılcal varis yakma işlemi ağrılı değildir, uygulanması oldukça kolaydır.

Lazer ve radyofrekans tedavilerinde herhangi bir kesi olmamakta, dolayısıyla dikiş atılmamaktadır.

4- YAPIŞTIRMA (VENOUS SEALİNG)
Damarın içine kapanmasını sağlayan doku yapıştırıcısı bir ilaç verilerek iptal edilmesi yöntemidir. Bir iğne ile damarın içine girilerek kateter ile yapıştırıcı maddde damarın içine enjekte edilir. Sadece hafif bir lokal uyuşturma dışında anestezi gerektirmez. Yakma işlemi olmadığından Damarın etraf dokudan ayırılmasını sağlayacak serumun (tümesan) verilmesine gerek yoktur. İşlem sonrası varis çorabı kullanım süresi daha kısadır.
Hasta bu işlem sonunda da hemen evine , işine dönüp hayatına devam edebilir. Herhangi bir dikiş , yara izi vs bu yöntemde de olmaz.

5-MİKROCERRAHİ
Varis tedavisinde cerrahinin yeri neredeyse yok denecek kadar azalmıştır. İhtiyaç olduğunda da kesiler eskisi gibi büyük, kaba şekilde değil, vücut çizgilerine uyumlu ve mikro diyeceğimiz ölçüde, çoğunlukla dikiş dahi gerektirmeyecek şekilde yapılmaktadır.
Eskisi gibi uzun hastane yatmalarına ihtiyaç olmamakta, hasta aynı gün taburcu edilebilmekte ve ertesi gün işine dönebilmektedir.

6- KOMPRESYON (BASKI) TEDAVİSİ
Varis tedavisine yardımcıdır. Çoğu zaman köpük, lazer. RF, yapıştırma ile tedavi ettiğimiz hastaların tedavi etkinliğinin arttırılması için kullanmaktayız. Doğru kullanıldığı taktirde hem tedavi başarısını arttıracağı hem de hastalığın daha sonra tekrarlama ihtimalini ortadan kaldıracağı yönünde görüşler vardır.

Çok büyük olmayan varislerin, kılcal varislerin tedavisinde gerekli olmayabilir.

Kompresyon amacıyla elastik bandaj ve varis çorabı kullanmaktayız.

Elastik bandaj çoğu zaman tedavi sonrası hemşire veya doktor tarafından uygulanabilirken varis çorabı hastalar tarafından kullanılabilmektedir. Varis çorabı sadece sıkı bir çorap değil basıncı hastalığın durumuna göre ayarlanmış bir çoraptır. Bilek kısımda basıncı daha yüksekken, yukarı doğru giderek düşer. Bu yapısı sebebiyle de toplardamar kanının yukarıya doğru hareketine destek olur. Ancak koruyucu ve destekleyici bir işlevi vardır, kalıcı tedavi sağlamaz. Varis çorabının giyilmesi, çıkarılması zordur. Bu zorluğu aşmak için çorabı aldığınız yerde aparatlar bulunabilir.

Doğru kullanımı çok önemlidir. Giyilmeden önce ayaklar göğüs seviyesinin üzerinde olacak şekilde altına yastıklar konularak yükseltilir ve damarların içindeki kan böylece boşaltılır, ondan sonra giyilir.

7- İLAÇ TEDAVİSİ
Hastalığın kalıcı tedavisi ilaçla mümkün olmaz. İlaçlar hastanın ağrı, kaşıntı gibi bazı şikayetlerini , ödem gibi bulguları hafifletebilir ama bunları da kalıcı olarak düzeltmez. Hastalar ilacı bu nedenle sürekli bir şekilde kullanmaya mecbur kalabilir. Bunun hastalarımıza çok iyi izahı gereklidir. Aksi halde hastalar doktordan doktora dolaşarak, hastalığına kalıcı tedavi almadan dolabında giymediği varis çorabı ve çekmecesinde ağrısı olunca aldığı bir veya birkaç varis ilacı ile tedavisiz bir şekilde kalarak, bir süre sonra ilerlemiş ve tedavisi zorlaşmış bir toplardamar hastalığı ile başbaşa kalabilir.

Mide rahatsızlığı yapmaması için bu ilaçların tok karnına alınması ve düzenli kullanılması çok önemlidir.

About admin

WhatsApp Destek
İletişim Bilgilerimiz*